Karne Başarısı Ölçü Değildir
İlkokulu pekiyi derece ile bitirdim. Ortaokula gelince başarı seviyem düştü. Ortaokulu zor ve güç bela bitirebildim. Ailemde sağlık sorunları baş gösterdi. Babam ve annem büyük ameliyatlar geçirdi. Bu da benim ve kardeşlerimin psikolojisini bozdu. Aile büyüklerimizin sağlık durumlarından başka bir şey düşünemez olduk.
Ancak sorunlar çözüldükten sonra kendimize gelebildik. Ama maalesef bu durumlar karnemize başarısızlık olarak yansıdı. Başarısız bir öğrenci görüntüsü çizdik. Lise tahsili ile birlikte bambaşka bir döneme girdik. Başarı açlığımızı giderdik. Lise ve üniversiteyi bitirmemiz bizden beklenmiyordu. Ama ailemiz birçok eleştirilere kulak tıkayarak okumamız için canla başla mücadele ettiler. Akrabalarımız bile okuyamıyor bir mesleğe çırak verin demişler. Ailemiz bunları bize yıllar sonra söylediler. Biz de bir potansiyel varsa ve ailemizde çevreden etkilenmeden bizleri desteklerse okuyabiliriz. Öğrenciler yarış atı değildir. Velilerde böyle düşünmemelidir. Öğrenciler, kendi yaşıtları ile kıyaslanmamalıdır. Her çocuğun yeteneği ve potansiyeli farklıdır. Doğru olan çocukların yetenekleri doğrultusunda eğitim almalarıdır. Zaman zaman karnedeki dersler başarısız gibi gözükebilir. Bu durum bizleri yanıltmamalıdır. Zamanı geldiğinde öğrenci bir başarı patlaması yaparak bizleri şaşırtacaktır. Bizler çocuğumuza inandığımızı başarabileceğine güvendiğimizi hissetirebiliyoruzmu? O zaman sorun çözülmüş demektir.
Yineliyorum karne başarısı bir ölçü değidir. Çünkü insan yaşamı göz önünde tutulduğunda karşılaştığımız sorunları çözdüğümüzde bilgi ve becerimizin arttığını görebiliyor, zamanla eksiklerimizi giderebiliyoruz. Başarısız yönlerimizi görüp o yönde kendimizi geliştirebiliyoruz. Önemli olan birilerinin bunu söylemesinden ziyade bizim bunu kendimizin görebilmesidir.
Ali Aksöyek







