Halka gidin
Onlarla konuşun
Onlarla yaşayın ve onları sevin
Bildikleri ile işe başlayın
Ellerindeki olanaklarla işleri geliştirin
ve en iyi önderlerle
İş yapıldığında
Görev tamamlandığında
Halk diyecektir ki:
"Biz bunu kendimiz yaptık"

Burcunuzu seçin, falınızı okuyun

Muneccim.com 'un katkılarıyla



 
 
 
 
 

İLETİŞİM
E-POSTA
Copyright © karakasim.com
Anasayfa     Köyümüz     Okulumuz     Camimiz     Tarım Kredi     Sulama Kooperatifi     Karakasım Spor    Edirne     İletişim
Hızla artan ülke nüfusumuzun beslenme sorunlarının çözümünde, sınırlı olan tarım alanlarımızdaki bitkisel üretimin verimliliğini artırmak büyük önem taşımaktadır. Şüphesiz ülke insanımızın beslenmesinde en ön sırada gelen bitkilerden birisi buğdaydır. Buğday ürününden elde edilen un, bulgur, makarna, nişasta insan beslenmesinde; buğday bitkisinin sapları ise kağıt-karton sanayinde ve hayvan beslenmesinde kullanılmaktadır.
Buğday Tarımı
Bu nedenle gerek Dünya’ da ve gerekse ülkemizde özellikle  buğday üretiminde herhangi bir nedenle azalma olduğunda gerek ekmek fiyatları veya gerekse undan yapılan gıda maddelerinin fiyatları yükselerek doğrudan herkesi etkilemektedir. Bu nedenle her ülke için buğday üretimi açısından yeterli olmak ve stoklarında yeterince buğday ürünü bulundurmak stratejik bir önem arz etmektedir. Türkiye’de buğday yaklaşık 9.4  milyon hektar arası alanda ekilmekte, üretimde yıldan yıla değişmekle birlikte 20 milyon ton civarında gerçekleşmektedir. Dekardan alınan  ortalama verim de yaklaşık 213 kg civarındadır.

            Ülkemizde 1 kişinin beslenmesi için ortalama yıllık 225 kg buğday gerekli olduğu düşünülürse 67 milyon nüfusumuz için 15.1 milyon ton buğdaya ihtiyaç vardır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 9.4 milyon hektarlık alana buğday ekimi için ise dekara 20 kg tohumluktan yaklaşık 1.9 milyon ton gerekmektedir. Yine her yıl gerek depolamada ve gerekse  taşınma sırasındaki kayıpları da %3 sayarsak yaklaşık 0.6 milyon ton buğday ürünü kullanım dışı kalmaktadır. Özet olarak bugünkü nüfusumuz için yılda en azından 15.1 + 1.9 + 0.6 = 17.6 milyon ton buğday üretmek zorundayız. 

Türkiye için stratejik öneme sahip buğday tarımında en önemli ve keyifli işlemlerden birisi yetiştirilen ürünün hasat ve harman edilmesidir. Buğday hasadı ile harmanı Ülkemizde Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmaktadır. Bu aylarda bazı yörelerde hasat başlangıcında, hasat bayramları ile kutlamalar olmaktadır.

Buğday hasat ve harmanı Ülkemizde büyük ölçüde biçer döverlerle yapılmaktadır ve kısa zamanda işler bitirilmektedir. Biçerdöverle hasat da, hasat ve harman işlemi birlikte yapılmaktadır. Bu nedenle biçerdöverin ayarları hasat ve harman açısından tane kayıplarını azaltmak için çok önemlidir. Tane kayıplarının en fazla olduğu  arızalı, engebeli arazilerde kullanılan biçerdöverlerin ön tabla, düzenek ayarları çok iyi yapılmalı, tane dökümü asgari seviyede tutulmalıdır.

Buğday hasadında biçerdöverin yanında bazı dağlık yörelerimizde hala insan gücüyle orak, tırpan ve traktörden güç alan biçer bağlar ile harman makinesi(batos) kullanılmaktadır. Orak, tırpan ve biçer bağlarla bir günde fazla iş yapılamadığından hasat işlemleri zamanında bitirilememekte ve tane kayıpları da artmaktadır.

2.      BUĞDAY İÇİN EN UYGUN HASAT ZAMANI:

Türkiye’de buğday hasadı genellikle güneyde önce Çukurova’dan Haziran ayı ilk günlerinde başlamakta, Temmuz ayında Trakya ve İç Anadolu Bölgelerinde yoğunlaşmakta, Ağustos ayında Doğu Anadolu bölgesinde sona ermektedir. Geç ekilen veya gelişme devresi uzun yani geççi buğday çeşitlerinin hasadı, normal zamanda ekilen ve orta erkenci çeşitlere göre bir iki hafta daha sonra yapılmaktadır.

            Buğday bitkisi, hava sıcaklığına ve çeşidin erkenciliğine bağlı olarak başak çıkarmayı takip eden çiçeklenmeden 50-60 gün sonra biçerdöver ile yapılacak hasat olumuna gelir. Buğday bitkileri biçerdöver ile hasat olumuna geldiğinde bitkinin sapları, yaprakları ve başaklar sarı saman rengini alır, başaktaki ve tanedeki rutubet oranı %12’nin altına iner.

            Buğday hasadının zamanını iyi belirlemek tane kayıplarını azaltma ve ürün kalitesi için çok önemlidir. Hasadın erken yapılması, tanelerin buruşuk ve solgun olmasına neden olmaktadır. Çünkü başakların ve tanelerin iyice kurumadan erken hasat edilmesi durumunda tam olgunlaşmamış tanelerde kalite düşmekte, başaktan ve başakçık kavuzundan taneler zor ayrılmakta, yüksek rutubet nedeniyle ürünü kurutmak gerekmektedir. Geç yapılan hasatta ise çeşidin özelliğine de bağlı olarak başakta tane dökülmeleri, yağışa ve rüzgara bağlı olarak bitkide yatmalar, bazı çeşitlerde başaktaki tanede çimlenmeler görülebilir. Buğday hasadındaki 2-3 günlük gecikme dekardan alınan tane veriminde %2-3 arasında azalmaya neden olmaktadır.

            Hasatta buğday başaklarında rutubet oranı %11-12 arasında olmalıdır. Tanelerin daha yüksek rutubette olması hasattan sonra kurutmayı gerektirmektedir. Hasadın fazla geciktirilmesi de kuş zararı, başak kırılmaları, tanelerde renk değişimi, kararma ve önemli oranda tane dökülmesine neden olarak dekardan alınan verimi düşürmektedir. Buğday tarlasında bitkilerinin hasat dönemine geldiğini gösteren belirtiler:

·        Buğday tarlasında başaklar altın sarısı rengini almalıdır.

·        Başaklardaki taneler sert olmalı, tırnakla bastırılınca ezilmemeli, kuru olmalıdır.

·        Bitkinin sapı, yaprakları, başağı ve taneleri tamamen kurumuş olmalıdır.

·        Başağı koparıp elimize alıp ovaladığımızda taneler kolayca başakçık kavuzlarından ayrılmalıdır.

·        Başaktaki kardeşler de hasat olumuna gelmelidir, hasat sırasında tüm tarladaki buğday bitkileri mütecanis olarak kurumalıdır.  

KAYNAK : http://www.ttae.gov.tr/makaleler/bugdayhasadindadanekayiplari.htm
                 Dr. Sami SÜZER
Yayına Başlama Tarihi : 08.08.2006
Program İndirmek İçin Tıklayın
Fotoğraf Arşivimiz
İçin Tıklayınız
Nazan'dan Şiirler
Son Güncelleme Tarihi : 27.07.2008